16 Şubat 2009 Pazartesi


Bundan üç gün önce falan evde internete girebilme yetisine sahip iki bilgisayar vardı. Bir masaüstü bir de laptop. Masaüstünü hafta içi annem hafta sonları ise kardeşim ve babam kullanıyordu. Babam genelde hafta sonları evde olduğundan, kardeşiminde hafta içi okul var diye sadece hafta sonu bilgisayara oturma izni olduğundan dolayı, anneme fırsat kalmıyordu. O da genelde benim laptopıma sulanıyordu.

- Toph hadi be getir şu bilgisayarı salona
- ı-ıh Bir saat geçer tekrar
-Tooooph
- He cağnım (odasından çıkarak)
-Hadi be biraz poker oynayacağım ver bilgisayarı

-ı-ıh (kapı kapatılır)

Bu ritüel uzun zamandır sürekli devam ediyordu. Ben bunalıp da "eögh yeter al hadi" diyene kadar bir gün bile şaşmadan devam etti. Ta ki benim odamda duran eski püskü bilgisayarı annemin ısrarlarına dayanamayarak salona kurana kadar. Evet bildiniz kullanılmayan bir üçüncü bilgisayar daha vardı. Evet işi abartmış bulunmaktayız onu da biliyorum. Neyse ben koskoca tülü monitörü olan hayvani eski masaüstü bilgisayarımı( intel celeron 1.1 işlemciye sahiptir kendisi bu ayrıntıyı veriyorum ki pcden anlayanlar ne demek istediğimi anlasın diye) salondaki yemek masasının üstüne kurdum. Bir yanında yemek yiyoruz bilgisayarda diğer köşesinde duruyor öylece. Salonun baş köşesinde yer almakta. Şimdi evde bu durumdan mutlu olan bir tek annem var. Sabah , öğlen , akşam , gece yarılarına kadar ayrılmıyor o baş köşeden. Aslında bu durumdan benimde mutlu olmam lazım, sonuçta laptopıma dokunan eden yok artık. Amma velakin o bilgisayarda hoparlör olmadığından, hanfendi hazretleride ben sessiz poker oynayamıyorum buyurmasından dolayı, güzelim 4+1 imi ellerimle teslim ettim :(( Çok üzülüyorum güzelim dizilerimi kötü bir ses sistemiyle izliyorum.

Olay budur blog. Teknoloji ailemi fena vurdu. Çok fena sardık biz bu internet olayına. Hadi benle kardeşime laf etmemek lazım dijital çağın çocuklarıyız, özellikle de kardeşim. Ama ebeveynlerin bilgisayar kullanımına karşıyım kardeşim. Ben o mouseun nasıl kullanıldığını, o pencerenin ne demek olduğunu, msnin nasıl açıldığını, mailin nasıl atıldığını öğretene kadar kıçım düştü be. Hele bir de virüs olaylarıyla ilgili soruları yok mu deli oluyordum deli. Hala da inatla sorarlar o ayrı. Bir bilgisayar mühendisini, bir yazılım uzmanını falan getir karşılarına onlarda o sorulara cevap veremez. Öyle garip sorular yani.
Aman ben devam edersem bu olaydan müzdaripliğim fazla olduğundan, kendimi tutamayıp çoook uzun bir yazı yazarım ki yine de uzun oldu. Burda kesiyorum efenim. Benden tavsiye evde bilgisayar kullanmayı bilmeyen ebeveynler mevcutsa öyle kalmaya devam etsinler. Aman sakın öğreteyim olaylarına girmeyin, meraklı sorulara kaçamak cevaplar verin. Şimdiki aklım olsa ben öyle yapardım.

4 yaz bişeyler sende:

gribulut dedi ki...

aynı dert bendede var. anneme iki haftadır msn açmayı öğretcem, googleden bişiler aratıcam die imanım gevredi. anlatmak ne zor iş ya, bir sürü insana anlatıyorum kolay oluyorda evde anlatmasıda ayrı bir sorun. :)

Toph dedi ki...

ya sorma fena durumlar neyse ben o devileri atlattım az çok=) artık internet bankacılığını mı bile kullanır oldular. ama soruları hiç bitmio bilesin=))

Mrs. Baros dedi ki...

ahah..
benim annem bilgisayarla ilgili şeyleri benden daha iyi biliyor ya ben ne yapayım.. =D
neyseki hepimizin ayrı pcleri varda öyle paylaşma gibi bir sorunum yok. ölürdüm yoksa.

Toph dedi ki...

keşke benim annemde pcyi benden iyi bilse en azından soruların muhattabı ben deil o olurdu :D